Kimyasal Değişimde Atomların Kimliği Değişir Mi? Kimyasal değişimler her an etrafımızda gerçekleşir. Bir meyve çürüdüğünde, yemek pişirirken bir şeyler kızardığında ya da bir odada yakılan mumun kokusu havada dağıldığında, aslında kimyasal bir değişim gözlemliyorsunuz. Peki, kimyasal değişim dediğimizde atomların kimliği gerçekten değişir mi? Eskişehir’de bir araştırmacı olarak, kimyasal değişimleri anlatırken karmaşık terimler yerine, günlük hayatımıza da bağlayarak olayı daha anlaşılır kılmayı hedefleyeceğim. Kimyasal Değişim Nedir? Kimyasal değişim, bir maddenin kimliğinin değiştiği, yani moleküllerinin yapısının farklı bir şekilde düzenlendiği bir süreçtir. Kısacası, bir madde bir kimyasal reaksiyon sonucu bambaşka bir maddeye dönüşür. Örneğin, bir kağıdın yakılması kimyasal bir değişimdir. Kağıt, oksijenle…
Yorum BırakGünlük Anlar Yazılar
Kayın Babaya Baba Demek Günah Mıdır? Küresel ve Yerel Bir Bakış Bursa’da, 26 yaşında bir beyaz yaka çalışanı olarak, toplumsal normlar ve geleneksel değerlerle çevrili bir yaşam sürüyorum. Özellikle aile içindeki ilişkiler, bizim toplumumuzda çok önemli. Birçok ailede, anne-baba rolü çok saygıdeğer bir konumdayken, eşin ailesiyle olan ilişkiler de oldukça hassas. Kayın babaya baba demek, buna dair en çok tartışılan konulardan biri. Peki, kayın babaya baba demek günah mıdır? Bu sorunun cevabı, yalnızca dini inançlar ve kültürel bağlamla değil, aynı zamanda kişisel ilişkiler ve toplumsal değerlerle de şekillenir. Bu yazıda, kayın babaya baba demek konusunu küresel bir bakış açısıyla ele…
Yorum BırakKapalıçarşı Nereye Aittir? (Kapalıçarşı: İstanbullunun Kalbi mi, Yoksa Bir Anlam Çıkartmak Mı?) — Giriş: Kapalıçarşı’nın Gizemli Dünyası İzmir’de büyüdüm, dolayısıyla Kapalıçarşı’yı ilk gördüğümde hayal kırıklığına uğramıştım. Herkes anlatıyordu, “Yani, öyle bir yer ki, sanki tüm dünya orada!” Hani bazen çok meşhur bir şarkı dinlersin, ama birden tıkladığın anda, şarkı seni değil, sen şarkıyı yakalıyorsundur? İşte Kapalıçarşı da biraz öyleydi benim için. Yani, İstanbul’un o kalbi atıyor falan ama ben o atışları duyacak kadar yakın değilim. Kapalıçarşı nereye aittir? sorusuyla başlamak istiyorum. Çünkü bu soru, hem şehri hem de kafamı karıştıran bir mesele oldu. Düşünsene, bir yer var, içinde labirent gibi…
Yorum BırakİDO Deniz Otobüsü Kaç Km Hızla Gidiyor? İstanbul’a Yolculukta Bir Hız Hikâyesi İstanbul, bambaşka bir dünya. Her köşesiyle, her sokağıyla, her ses ve her kokusuyla insanı farklı bir hayatın içine çekiyor. Ben de, Ankara’dan İstanbul’a yapılan o meşhur deniz yolculuklarından birini düşündüğümde, “İDO Deniz Otobüsü kaç km hızla gidiyor?” sorusunu sormadan edemedim. Hem bir ekonomi öğrencisi olarak, hem de hayatın her alanında veriyle ilgilenen biri olarak, her şeyin hızla ölçülebileceği bir dünyada bu sorunun cevabını öğrenmek, bana ayrı bir keyif verecekti. Bir zamanlar, çocuktum. İstanbul’a her gelişimizde, deniz otobüsüne binmek en büyük eğlencemdi. Hızlı bir şekilde o kadar uzak mesafeleri…
Yorum BırakAntropomorfik Kaplar: Güç, Toplumsal Düzen ve Siyaset Üzerinden Bir Analiz Toplumsal düzeni anlamaya çalışırken, güç ilişkilerinin maddi kültürle nasıl iç içe geçtiğini göz ardı edemeyiz. Antropomorfik kaplar, yani insan veya hayvan biçiminde üretilmiş seramik ve metal kaplar, sadece eski toplumların estetik tercihi değil, aynı zamanda toplumsal hiyerarşi, ritüel ve iktidar ilişkilerini yansıtan araçlardı. Bu yazıda, bu nesneleri sadece arkeolojik bir obje olarak değil, bir siyaset bilimci merceğiyle, iktidarın meşruiyetini ve yurttaşların katılımını şekillendiren sembolik objeler olarak ele alacağız. Antropomorfik Kapların Tarihsel Dönemi ve Kullanım Alanları Antropomorfik kaplar özellikle M.Ö. 3. binyıl ile M.Ö. 1. binyıl arasında, Mezopotamya, Mısır, Anadolu ve…
Yorum BırakFelsefe Metafizikle İlgilenir Mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Felsefe, tarih boyunca insan düşüncesinin temel taşlarını şekillendiren bir alan olmuştur. Ancak felsefenin kapsamı sadece soyut düşüncelerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda toplumsal yapılar, eşitlik ve adalet gibi evrensel kavramlarla da doğrudan ilişkilidir. Metafizik ise, varlık, gerçeklik ve doğa yasaları gibi soyut sorularla ilgilenir. Peki, felsefe metafiziksel konuları tartışırken toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi konuları da dikkate almalı mı? İster İstanbul’da yaşayan, sokakta karşılaştığım insanları gözlemlerken ister iş yerimdeki deneyimlerimde olsun, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletin metafiziksel sorularla nasıl iç içe geçtiğini görmek zor değil.…
Yorum BırakAnonim Şirketin Kendiliğinden Sona Ermesi Nedir? – Derinlemesine Bir İnceleme Geçen gün eski bir arkadaşımın şirketinin kapandığını öğrendim. Henüz birkaç yıl önce kurulan bu anonim şirket, resmi kayıtlara göre “kendiliğinden sona ermiş”ti. O an kendime sordum: “Bir şirket nasıl kendi kendine sona erebilir?” Bu sorunun cevabı sadece hukuki bir terim değil; ekonomik, tarihsel ve toplumsal dinamiklerle iç içe bir süreçtir. Bugün bu yazıda, anonim şirketin kendiliğinden sona ermesi kavramını tarihsel köklerinden güncel tartışmalara kadar inceleyecek, farklı perspektifleri ve disiplinler arası bağlantıları ortaya koyacağız. Anonim Şirketin Kendiliğinden Sona Ermesi: Tanım ve Temel Kavramlar Anonim şirketler, sermaye şirketleri kategorisinde yer alır ve…
Yorum BırakEhatalıysa Formülü Nedir ve Nasıl Kullanılır? Farklı Yaklaşımlar Üzerine Bir İnceleme Bir konu var ki, hem mühendislik hem de sosyal bilimlere meraklı biri olarak bana oldukça ilginç geliyor: Ehatalıysa formülü nedir ve nasıl kullanılır? Bu soruyu, iki farklı bakış açısıyla ele almak istiyorum: Bir tarafta analitik, bilimsel bir mühendis bakışı, diğer tarafta ise insana dair duygusal ve insani bir yaklaşım. Yani, mühendislik tarafımın, “Hadi bunun matematiksel çözümünü bulalım!” dediği anlarla, insani tarafımın, “Ama ya yanlış bir şeyler hissediyorsak?” diye soran yanımın diyaloglarını metne yansıtacağım. Ehatalıysa formülü aslında oldukça derin bir konu. Başlangıçta sadece bir mühendis için hesaplanabilir bir şey gibi…
Yorum BırakEvrenin En Büyük Kara Deliği Hangisidir? Kara Deliğin Sırları: Nedir, Nasıl Oluşur ve Neden Bu Kadar Büyükler? Kara delikler… Adlarını duyduğumuzda, büyük bir gizem ve büyüklük hissi uyandıran, evrenin en ilginç ve aynı zamanda en korkutucu nesneleri. Hatta bazen “kara delikler” ve “büyük patlama” gibi kavramlar birbirine karıştırılabilir, ama burada tek bir şey kesin: Kara delikler evrende var olan en yoğun ve en güçlü cisimlerdir. İnsanlık, ilk kez bu devasa yapıları düşündüğünde, sadece birer teori olarak ortaya çıkmıştı. Ama günümüzde bilim insanları, kara deliklerin sadece teorik bir kavram olmadığını, gerçekten var olduklarını kanıtladı. Ama “evrenin en büyük kara deliği” dediğimizde…
Yorum BırakAlabanda Olmak: İnsan Psikolojisinin Merceğinde Hayatın içinde bazen kendimizi birden fazla yöne savrulurken buluruz; düşüncelerimiz, duygularımız ve sosyal bağlarımız birbiriyle çatışır. Bu hâl, halk arasında “alabanda olmak” olarak adlandırılır. Kendime sık sık sorarım: Neden bazen bir karar verirken zihnim bir yanda, duygularım başka bir yanda hareket eder? Psikoloji, insan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri anlamak için bize ipuçları sunar. Alabanda olmanın nedenleri, yalnızca kişisel değil, aynı zamanda sosyal bir boyutu da içerir. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel psikoloji, düşünce süreçlerini inceler. Alabanda olmak, genellikle bilişsel çelişki ve karar verme mekanizmalarıyla ilgilidir. Leon Festinger’in 1957’de ortaya koyduğu bilişsel uyumsuzluk kuramı, bu…
Yorum Bırak