Petrol Fosil Yakıt Mıdır? – Bir Antropolojik Perspektif Bir zamanlar bir antropolog olarak, dünyanın farklı köylerine ve şehirlerine seyahat ettiğimde, her kültürün doğayla ve çevreyle kurduğu ilişkiye hayran kalmıştım. O kültürler arasında bazılarının, doğayı bir kutsal varlık gibi gördüğünü, bazılarının ise sadece işlevsel bir kaynak olarak kullanmayı tercih ettiğini gözlemledim. Yaşamın temel yapı taşlarını, kültürlerin ve toplulukların kendilerini tanımlama biçimleriyle nasıl şekillendirdiğini düşündüm. Sonra, bu dünyadaki en ilginç doğal kaynaklardan birine—petrol—odaklanmaya karar verdim. Bu sıvı siyah altın, modern dünyada bir yaşam biçimini dönüştürse de, petrolün fosil yakıt olup olmadığı sorusu, sadece bir bilimsel tartışma olmaktan çok, kültürel bir soruya dönüşüyor.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Medine’de Hangi Kabileler Var? Felsefi Bir İnceleme “Gerçek nedir?” ve “Kimlik nedir?” gibi felsefi sorular, insanlık tarihinin her aşamasında bize yön vermeye çalıştı. İnsanlar, kendilerini yalnızca bireysel olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir bağlamda da anlamlandırmak isterler. Toplumlar, tarih boyunca, kimliklerini sadece bireysel seçimlerle değil, kolektif bir hafıza ve toplumsal yapıyla da inşa ettiler. Ancak, bu inşa süreci, sürekli bir sorgulama ve karşıtlıklar içerir. Örneğin, Medine’deki kabileler, tarihi süreçte bir araya gelen farklı kimlikleri, toplumsal yapıları ve etnik grupları yansıtır. Fakat Medine’deki kabilelerin varlığı, sadece etnik ve kültürel bir temele dayanmaz. Aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik soruların da parçasıdır.…
Yorum BırakMagnezyum ve Fibromiyalji: Tarihsel Bir Perspektif Tarih boyunca, insanlık sağlık sorunlarıyla mücadele ederken, çeşitli doğal tedavi yöntemlerini keşfetmiş ve uygulamıştır. Her dönemin hastalıkları, tedavi anlayışlarını ve yaklaşım biçimlerini şekillendirmiştir. Ancak bugün, modern bilim ve tıp, geçmişin mirasından nasıl faydalandığını anlamak, insan sağlığını daha derinlemesine kavrayabilmemizi sağlar. Fibromiyalji gibi karmaşık bir hastalık, modern tıbbın da çözmeye çalıştığı bir sağlık sorunu iken, magnezyum gibi mineral takviyelerinin bu hastalığa olan etkisi hakkında araştırmalar, geçmişin tedavi yaklaşımlarından ne kadar farklılaştığımıza ışık tutmaktadır. Bu yazıda, magnezyumun fibromiyaljiye olan etkilerini tarihsel bir bakış açısıyla ele alacağız ve tedavi süreçlerinin nasıl evrildiğini inceleyeceğiz. Geçmişteki sağlık anlayışlarından günümüze…
Yorum BırakBitirim Kardeşler Kaç Yılında Çekildi? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Sinema, insan ruhunun derinliklerine inmeyi başaran bir sanat dalıdır. Bir filmi izlerken, gözlerimizin ekranda neye odaklandığı kadar, zihinlerimizde neler olup bittiğini de merak ederim. İnsan davranışlarını anlamak, her zaman bir keşif yolculuğuna çıkmak gibidir. Özellikle psikolojik bir bakış açısıyla, sinema eserlerinin nasıl bir duygusal ve bilişsel etki yarattığını incelediğimizde, insanların içsel dünyalarıyla olan etkileşimlerini daha derinlemesine keşfetme fırsatını buluruz. Bu yazıda, Bitirim Kardeşler filmi üzerinden, psikolojik boyutlarıyla insan davranışlarını ve toplumsal ilişkileri irdelemeye çalışacağım. Bitirim Kardeşler, 1982 yılında çekilen ve Türk sinemasının en bilinen yapımlarından biri olan, yönetmenliğini Yılmaz Güney’in üstlendiği…
Yorum BırakKooperatif Kurmak İçin Gerekli Evraklar: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsanlar topluluklar içinde yaşar ve her birimizin toplumsal hayatta kendine bir yer edinme, bir amaca hizmet etme isteği vardır. Bu arzular, bazen duygusal bir ihtiyacın, bazen de bilişsel bir gerekliliğin sonucu olarak ortaya çıkar. Kooperatifler, tam da bu noktada devreye girer: Birlikte bir şeyler yapmanın, ortak bir hedef etrafında birleşmenin güçlü bir simgesidir. Ancak kooperatif kurma süreci, yalnızca iş dünyasında değil, bireylerin iç dünyasında da bir dizi psikolojik süreci tetikler. Kendi hedeflerine ulaşmak isteyen bireylerin, bu sürece dahil olmak için atacakları adımlar, hem bilişsel hem de duygusal açıdan önemli bir değişim…
Yorum BırakDoğu Anadolu’dan Nasıl Yazılır? Pedagojik Bir Bakış Eğitim, bireylerin dünyayı ve kendilerini anlamalarına imkân tanıyan bir yolculuktur. İnsanlar, öğrenerek değişir, büyür ve evrimleşir. Ancak bu değişim her zaman aynı çizgide ilerlemez; bazen bir kıvılcım yeter, bazen ise derin bir sorgulama gerektirir. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, her bir bireyin deneyimini şekillendiren, onu yalnızca bilgiyle donatmakla kalmayıp aynı zamanda düşünme biçimini, hayata bakış açısını da yeniden inşa eden bir etkidir. Peki, bu süreçte neyi nasıl öğreniyoruz, ve bu öğrenme şekilleri, coğrafi, kültürel ve toplumsal etmenlerle nasıl şekilleniyor? Birçok eğitimcinin temel amacı, öğrencilere yalnızca ders müfredatını değil, hayata dair bir bakış açısı kazandırmaktır. Bu…
Yorum BırakBir Boyutta Hareket Ne? Sosyoloji, toplumsal yapıların ve bireylerin birbirleriyle olan etkileşimlerini anlamaya çalışan bir disiplindir. Bazen bu etkileşimleri anlamak, bir adım geri çekilip toplumu bir bütün olarak incelemeyi gerektirir. Bazen ise bir bireyin yaşamındaki mikro düzeydeki değişimlere bakmak gerekir. Fakat, her iki durumda da bu “hareketi” anlamak, toplumsal adalet, eşitsizlik, cinsiyet rolleri ve kültürel normlar gibi kavramları derinlemesine incelemeyi gerektirir. Peki, bir boyutta hareket derken ne demek istiyoruz? Bir boyutta hareket, çoğunlukla bireylerin ya da grupların mevcut toplumsal yapıları ve normları içinde kaybolmuşken, bir şekilde bu yapıyı sorgulamaya başlamaları, yeniden şekillendirmeleri ya da bir kırılma noktasına ulaşmaları olarak anlaşılabilir.…
Yorum BırakVeled Hangi Dilde? Güç, Dil ve Siyasetin Kesişimi Üzerine Bir Analiz Bir kelimenin “hangi dilde” olduğu sorusu ilk bakışta masum bir meraktan ibaret gibi görünür. Oysa dil, sıradan bir iletişim aracı olmanın ötesinde, güç ilişkilerinin, toplumsal düzenin ve iktidar yapılandırmalarının ayrılmaz bir parçasıdır. Bir dildeki kelime, o dili konuşanların tarihini, devletleşme süreçlerini, kimlik mücadelesini ve meşruiyet arayışlarını taşır. “Veled hangi dilde?” sorusunu siyaset bilimi merceğinden inşa ederken, sadece lingvistik bir sınıflandırma yapmayacağız; bu soru üzerinden iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramlarını tartışacağız. Dilin siyasallaştığı, kimlik ile iktidarın hiç olmadığı kadar birbirine dolandığı bir dünyada, bu kelimeyi ve onun taşıdığı…
Yorum BırakTuğgeneral Neyi Yönetir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını anlamak, derinlemesine bir merak ve keşif gerektirir. Sadece dışarıdan gözlemlerle sınırlı kalmamalıyız; ardında yatan bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri de anlamalıyız. Bir askeri liderin, bir tuğgeneralin yönetim biçimi, aslında sadece strateji ve komutadan ibaret değildir. Bu yazıda, tuğgeneralin görev alanını psikolojik açıdan inceleyecek ve bu figürün insan davranışlarını nasıl şekillendirdiğine dair içsel dinamiklere odaklanacağız. Psikolojik bakış açıları, bir liderin toplum üzerindeki etkilerini ve bireylerin bu liderlik biçimiyle nasıl etkileşimde bulunduklarını açıklamada anahtar bir rol oynar. Bilişsel Psikoloji: Tuğgeneralin Stratejik Düşünme Gücü Bilişsel psikoloji, insanların düşünme, problem çözme ve karar alma süreçlerini…
Yorum BırakTavuk Haşlanırken Tuz Atılır Mı? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Toplumda her şeyin, her kararın, her adımın bir anlamı vardır. Yalnızca yemek tarifleri bile, en basit halleriyle, karmaşık güç ilişkileri ve ideolojik tercihler hakkında derin ipuçları verir. Mesela, tavuk haşlarken tuz atmak gibi basit bir seçim, aslında toplumsal düzeni, kurumları ve hatta siyaseti yansıtan bir metafor olabilir mi? Belki tuz, sadece bir baharat değil; bazen bir iktidar ilişkisini simgeliyor, bazen de gücün nasıl dağıldığını ve toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini gösteriyor. Bununla ilgili soruyu biraz daha açalım: Tavuk haşlanırken tuz atılır mı? Sorusu, hem mutfakta gündelik…
Yorum Bırak