Dabbetül Arz Kur’an’da Geçiyor mu? İzmir’den Bir Genç Bakışı İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve arkadaşlarımın gözünde sürekli espri malzemesi oluyorum. Ama içten içe, bazen günün 3’ünde yatağımda dönüp “Ya gerçekten Dabbetül Arz Kur’an’da geçiyor mu?” diye düşünürüm. İşte tam da bu ikili hâl—arkadaş ortamında şamata, yalnız başına felsefe—bu yazıya yansıyor. Dabbetül Arz mı? Yoksa İzmir’in Trafiği mi Daha Korkunç? Sabah İzmir trafiğinde arabayla ilerlerken aklıma geldi: Dabbetül Arz Kur’an’da geçiyor mu? Hani şey, o kıyamet alameti, ayak basacak diye hepimizin içini azıcık ürperten varlık. Yanımdaki arkadaşım “Ne ya, yine mistik kafalar?” dedi. Ben de dedim ki: —“Yok ya, aslında sadece…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Serenay Sarıkaya ve Türkiye Güzellik Yarışmalarının Siyaset Bilimi Perspektifi Toplumsal düzen ve güç ilişkileri üzerine kafa yorduğumuzda, bazen gündelik popüler kültür olayları bile önemli analitik alanlar sunar. Serenay Sarıkaya’nın “Türkiye kaçıncı güzeli?” sorusu, yüzeyde basit bir bilgi arayışı gibi görünse de, aslında iktidar, kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık kavramlarının iç içe geçtiği bir toplumsal laboratuvar olarak okunabilir. Bu yazıda, Sarıkaya örneği üzerinden Türkiye’de güzellik yarışmalarının siyasal ve toplumsal boyutlarını incelerken, meşruiyet ve katılım kavramlarını merkeze alacağız. İktidar, Kurumlar ve Popüler Kültür İktidar sadece devlet kurumlarıyla sınırlı değildir; medya ve popüler kültür de iktidarın üretildiği alanlardır. Miss Turkey gibi yarışmalar, medya kuruluşları,…
Yorum BırakSinemanın Ötesinde: Rejisörün Maaşı Üzerine Felsefi Bir Düşünce Denemesi Bir sahne düşünün: ışıklar kısılmış, oyuncular hazır, kamera kayıtta. Peki, bu yaratıcı sürecin görünmeyen mimarı, yani rejisör, emeğinin karşılığında ne kadar değer görüyor? Rejisör ne kadar maaş alır? sorusu ilk bakışta ekonomik bir mesele gibi görünse de, felsefi bir mercekten bakıldığında etik, epistemoloji ve ontoloji perspektifleriyle oldukça derin bir tartışma açar. Bu denemede, maaşın sadece bir sayı olmadığını, aynı zamanda yaratıcı değer, bilgi üretimi ve varoluşsal anlamla ilişkili olduğunu keşfedeceğiz. Bir Anekdotla Başlamak Geçen yıl bir tiyatro festivalinde, küçük bir sahne prodüksiyonunu izlerken aklıma geldi: Rejisör, sahnedeki tüm hareketleri yönlendiriyor, ışığı,…
Yorum BırakRenk ve Kültür: Polisan Buz Gümüşü Kodu Üzerine Antropolojik Bir Yolculuk Dünyayı farklı kültürlerin renk paletleriyle görmek, bana her zaman büyüleyici gelmiştir. Bir odanın duvarındaki ton, bir festivaldeki kostüm veya bir şehrin mimarisindeki renk kullanımı, yalnızca estetik tercihler değil; aynı zamanda ritüeller, kimlik ve toplumsal düzenin görünür simgeleridir. Bu bağlamda, Polisan Buz Gümüşü kodu nedir? kültürel görelilik sorusu, yüzeyde teknik bir soruyu aşarak, renklerin kültürel ve toplumsal anlamlarını keşfetmeye olanak sağlar. Bir boya kodu, sadece formül veya kimyasal bir tanım değildir; o rengin kullanım biçimleri, çağrışımları ve sembolik yükü üzerinden kültürel değerleri yansıtır. Ritüeller ve Renklerin Sembolik Gücü Renkler, kültürler…
Yorum BırakKaç Çeşit Kelepçe Var? Felsefi Bir Sorgulama Hayatın herhangi bir anında, görünmez bir kelepçeyle bağlı olduğumuzu fark ettiğimiz oluyor mu? Bu bağ, çoğu zaman fiziksel değil, zihinsel ve toplumsal olabilir. Felsefenin temel dalları olan etik, epistemoloji ve ontoloji, bu görünmez bağları anlamamız için bize kılavuzluk eder. Kelepçeler sadece birer araç değil, insan özgürlüğünü ve sınırlılıklarını sorgulayan birer simgedir. Peki, kaç çeşit kelepçe vardır? Ve daha önemlisi, hangi kelepçeler kendimizi bağladığımızı anlamamıza yardımcı olur? Ontolojik Perspektif: Varlık ve Kısıtlamalar Ontoloji, “varlık nedir?” sorusuyla ilgilenir. Kelepçeler ontolojik açıdan sadece fiziksel nesneler değildir; aynı zamanda bir durumu, bir ilişkiyi veya bir toplumsal yapıyı…
Yorum BırakIşçi Maaş Bordrosu Nereden Alınır? Derinlemesine Bir İnceleme Sabah kahvemi yudumlarken aklıma takılan bir soru vardı: “Acaba ışçi maaş bordrosu nereden alınır?” Sadece bir belge değil, emeğimizin, haklarımızın ve emeğin karşılığının somut bir izi olan bu bordro, geçmişten bugüne kadar çalışanlar için bir güvence simgesi oldu. Genç bir çalışan, emekli ya da memur olarak hepimiz, bu belgenin peşinden koşarken, aslında finansal farkındalığımızı ve toplumsal haklarımızı sorguluyoruz. Bordro, sadece bir maaş dökümü değildir; aynı zamanda bireyin ekonomik tarihini, toplumsal bağlarını ve haklarını anlaması için pedagojik bir araçtır. Şimdi, bu süreci hem tarihsel hem de güncel boyutlarıyla inceleyelim. Tarihi Kökler: Bordronun Doğuşu…
Yorum BırakHititler Aslen Nereli? Felsefi Bir Keşif Bir gün, eski bir haritanın tozlu sayfaları arasında gezinirken, kendime şu soruyu sordum: “Bir medeniyetin kökenini bilmek, onun kimliğini ve etik sorumluluklarını anlamamıza nasıl katkı sağlar?” Bu basit gibi görünen soru, bizi etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi dalların kesişim noktasına taşır. Hititler aslen nereli? sorusu, yalnızca tarihsel bir coğrafya tartışması değil; aynı zamanda insan bilgisinin sınırlarını, tarihsel kimliklerin doğasını ve geçmişle bugünü bağlama biçimimizi sorgulayan bir felsefi meseleye dönüşür. Ontolojik Perspektif: Hitit Kimliği ve Varlık Sorunu Ontoloji, varlığın ve gerçekliğin doğasını araştırır. Hititlerin kökeni üzerine ontolojik bir bakış, onların “ne” olduklarını ve “nasıl”…
Yorum BırakHindistan Cevizi ve İnsan Psikolojisi: Kendi Zihnimize Bir Bakış Bir gün mutfakta Hindistan cevizi kırarken, kabuğunun sertliği ve içindeki berrak sıvının parlaklığı bana insan zihnini hatırlattı. İnsanlar, beslenme alışkanlıklarını sadece bedensel ihtiyaçları için değil, aynı zamanda duygusal ve bilişsel tatmin için de seçer. “Hindistan cevizi içinde hangi vitaminler var?” sorusu ilk bakışta biyokimyasal bir merak gibi görünse de, psikolojik bir mercekten bakıldığında, insan davranışlarının bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarını ortaya çıkarır. Psikoloji açısından bu soruyu ele alırken, her vitaminin yalnızca fizyolojik etkisini değil, insan algısı, motivasyonu ve sosyal etkileşimleri nasıl şekillendirdiğini de sorgularız. Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Vitaminler ve Zihin İşlevi…
Yorum BırakHidroterapinin Psikolojik Boyutu: Bilişsel, Duygusal ve Sosyal Bir Mercek Su… Neden hepimizin zihninde hem sakinleştirici hem de enerjik bir yaşam alanı çağrıştırır? İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak ederken, hidroterapinin sadece bedensel iyileşme aracı olmadığını, zihinsel ve sosyal düzeyde de derin etkiler barındırdığını fark ettim. Bu yazıda hidroterapinin faydaları nelerdir sorusunu psikolojik bir bakış açısıyla incelerken, deneyimlerimizi düşündüren sorular ve araştırma bulgularına yer vereceğim. Psikolojik açıdan, hidroterapi yalnızca fiziksel rahatlama sağlamaz; aynı zamanda duygu düzenleme, bilişsel esneklik ve sosyal etkileşim kapasitelerini destekleyebilir. Neden böyle olduğunu anlamak için her bir boyutu ayrı ayrı ele almak gerekiyor. Bilişsel Psikoloji Perspektifinden…
Yorum BırakHidrofil ve Hidrofob Ne Demek? Suyun Gizemli Dünyasında Bir Yolculuk Elimde bir bardak suyla pencerenin kenarına oturduğumda, suyun cam yüzeyle kurduğu ilişkiyi izlemeye başlıyorum. Bazen damlalar birbirine yapışıyor, bazen hızla kayıp gidiyor. Bu küçük gözlem, bana suyun dünyasının ne kadar karmaşık olduğunu hatırlatıyor. İşte tam bu noktada aklıma şu soru geliyor: hidrofil ve hidrofob ne demek? Görünüşte basit bir fiziksel özellik, aslında moleküler düzeydeki etkileşimlerden biyolojiye, teknolojiye ve günlük yaşantımıza kadar uzanan geniş bir alanın kapısını aralıyor. Tarihçeden Günümüze: Hidrofilik ve Hidrofobik Kavramlarının Kökeni Hidrofil ve hidrofob kavramları, “hidro” yani su ile ilgilidir. “Fil” sevgiyi, “fob” ise iticiliği ifade eder.…
Yorum Bırak